← Makalelere Geri Dön

CEZA YARGILAMASINDA YETKİLİ MAHKEME CMK (12-21)

Yazar Av. Ayşe DÖRTYAMAN

YETKİLİ MAHKEME

(CMK MADDE 12-21)

Ceza Yargılamasında Yetkili Mahkeme Neresidir?

Ceza soruşturması ve davasında ilk cevaplanması gereken sorulardan biri şudur: “Bu dosyaya hangi mahkeme bakacak?” Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 12 ile 21. maddeleri, “yetki” konusunu, yani hangi yer mahkemesinin davaya bakacağını düzenler. Suçun işlendiği yer tespiti, ileride görevli mahkemenin belirlenmesinde ve dosyanın başka bir mahkemeye gönderilmesinde kritik öneme sahiptir.

1. Genel Kural: Suçun İşlendiği Yer Mahkemesi (CMK m.12/1)

Ceza muhakemesinde temel ilke basittir: Davaya bakmak yetkisi, suçun işlendiği yer mahkemesine aittir.

Örneğin; Hakaret İzmir’de işlendi ise kural olarak İzmir mahkemeleri, Hırsızlık Balıkesir’de işlendi ise Balıkesir mahkemeleri yetkilidir.

2. Tamamlanmamış, Kesintisiz ve Zincirleme Suçlar (CMK m.12/2)

Her suç tek seferde tamamlanmaz. Bazı suçlar teşebbüs, bazıları kesintisiz, bazıları ise zincirleme şekilde karşımıza çıkar. Bu düzenleme, birden çok yerle bağlantısı olan suçlarda yetki karmaşasını azaltmayı amaçlar.Kanun bu hallerde yetkili mahkemeyi ayrıca belirlemiştir:

Teşebbüs hâlinde: Suç tam bitmemiş olsa bile, son icra hareketinin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir.

Kesintisiz suçlarda (örneğin uzun süre devam eden bir hukuka aykırı durum): Suçun devamına son verilen, yani kesintinin gerçekleştiği yer mahkemesi yetkilidir.

Zincirleme suçlarda (aynı suçun değişik zamanlarda birden çok kez işlenmesi): Son suçun işlendiği yer mahkemesi yetkili kabul edilir.

3. Basın Yoluyla İşlenen Suçlar ve Hakaret (CMK m.12/3–5)

Suç basılı eserler veya yayın yoluyla işlenmişse, yetki sadece suçun işlendiği yer üzerinden belirlenmez.

a) Basılı Eserle İşlenen Suçlar:

Suç, ülkede yayımlanan bir basılı eserle işlenmişse, kural olarak eserin yayım merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.

Aynı eser farklı yerlerde basılıyorsa ve suç yayım merkezinin dışındaki baskı ile ortaya çıkmışsa,

bu baskının yapıldığı yer mahkemesi de yetkili olur.

b) Hakaret Suçu ve Mağdurun Yerleşim Yeri

Hakaret suçu bakımından ayrıca mağdurun korunmasına yönelik özel bir düzenleme getirilmiştir: Şikâyete bağlı olan hakaret suçunda, eser mağdurun yerleşim yerinde veya oturduğu yerde dağıtılmışsa, o yer mahkemesi de yetkilidir. Mağdur, suçun işlendiği yer dışında tutuklu veya hükümlü ise, bulunduğu yer mahkemesi de yetkili kabul edilir. Bu sayede mağdurun, yaşadığı yerden uzak mahkemelerde uğraşmak zorunda kalmaması hedeflenir.

c) Görsel ve İşitsel Yayınlar:

Televizyon, radyo, internet yayını gibi görsel ve işitsel yayınlar bakımından da basılı eserlere ilişkin üçüncü fıkra hükümleri uygulanır.

Ayrıca yayın mağdurun yerleşim yerinde veya oturduğu yerde görülmüş/işitilmişse, o yer mahkemesi de yetkilidir. Özellikle televizyon programları veya internet üzerinden yapılan hakaret, iftira vb. suçlarda yetki değerlendirmesi bu çerçevede yapılır.

4. Bilişim, Banka ve Kredi Kartı Yoluyla İşlenen Suçlar (CMK m.12/6)

Günümüzde sık karşılaşılan dolandırıcılık türlerinden biri, bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumları ya da banka/kredi kartları kullanılarak işlenen suçlardır. Kanun koyucu, bu tür dosyalarda mağduru korumak için özel bir düzenleme getirmiştir: Bu suçlarda mağdurun yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir. Örneğin, internet üzerinden kart bilgileri kullanılarak yapılan bir dolandırıcılıkta işlemi yapan fail başka bir ilde bulunsa dahi, mağdurun oturduğu ildeki mahkemeler de davaya bakabilecek yetkiye sahiptir.

5. Suçun İşlendiği Yer Belli Değilse: Özel Yetki (CMK m.13)

Her dosyada suçun işlendiği yer net olmayabilir. Özellikle internet üzerinden veya farklı illerle bağlantılı suçlarda bu durum sık görülür. CMK m.13’e göre: Suçun işlendiği yer belli değilse, şüpheli veya sanığın yakalandığı yer mahkemesi yetkilidir. Yakalama yoksa, şüpheli veya sanığın yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Türkiye’de yerleşim yeri de yoksa, Türkiye’deki en son adresinin bulunduğu yer mahkemesi devreye girer. Bu şekilde de belirleme yapılamıyorsa, ilk usul işleminin yapıldığı yer mahkemesi yetkili olur. Bu düzenleme, “yer belli değil” gerekçesiyle yargılamanın sürüncemede kalmasını önlemeye yöneliktir.

6. Yabancı Ülkede İşlenen Suçlarda Yetki (CMK m.14)

Bazı suçlar Türkiye dışında işlenmesine rağmen, Türk kanunlarına göre Türkiye’de de soruşturulup kovuşturulabilir. Bu durumda yetki, CMK m.13’teki esaslara göre (Şüpheli veya sanığın yakalandığı yer, yakalama yoksa şüpheli veya sanığın yerleşim yeri mahkemesi, Türkiye’de yerleşim yeri de yoksa, Türkiye’deki en son adresinin bulunduğu yer mahkemesi) belirlenir.

Cumhuriyet savcısının, şüphelinin veya sanığın istemi üzerine Yargıtay, suçun işlendiği yere daha yakın bir mahkemeye yetki verebilir.

Şüpheli veya sanığın Türkiye’de yakalanmadığı, yerleşmediği ve adresinin de bulunmadığı hallerde; Adalet Bakanı’nın istemi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın başvurusu üzerine Yargıtay, yetkili mahkemeyi belirler.

Yabancı ülkede görev yapan ve diplomatik bağışıklıktan yararlanan Türk kamu görevlilerinin işlediği suçlarda ise Ankara mahkemeleri yetkilidir.

7. Deniz, Hava ve Demiryolu Taşıtlarında İşlenen Suçlar (CMK m.15)

Suç kara üzerinde işlenmek zorunda değildir. Gemi, uçak, tren gibi taşıtlarda işlenen suçlarda da yetki özellikle düzenlenmiştir: Suç, Türk bayrağını taşıma hakkına sahip bir gemide ve gemi Türkiye dışında iken işlenmişse; geminin ilk uğradığı Türk limanının bulunduğu yer veya bağlama limanının bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.

Aynı esas, Türk bayraklı hava ve demiryolu taşıtları için de geçerlidir. Ülke sınırları içindeki deniz, hava veya demiryolu taşıtlarında ya da bu taşıtlarla işlenen suçlarda ise, Taşıtın ilk ulaştığı yer mahkemesi de yetkili kabul edilir.

Çevreyi kirletme suçu, yabancı bayraklı bir gemi tarafından Türk kara suları dışında işlenmişse suçun işlendiği yere en yakın veya geminin Türkiye’de ilk uğradığı limanın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.

8. Bağlantılı Suçlar ve Yetki Uyuşmazlıkları (CMK m.16–17)

Birden fazla suç, birbiriyle bağlantılı olabilir. Farklı mahkemelere ait gibi görünen dosyaların birlikte görülmesi gerekebilir. Değişik mahkemelerin yetki alanına giren bağlantılı ceza davaları, bu mahkemelerden herhangi birinde birleştirilerek görülebilir. Davalar değişik mahkemelerde açılmışsa, Cumhuriyet savcılarının istemi ve mahkemelerin aralarında anlaşmasıyla, davaların hepsi veya bir kısmı bir mahkemede toplanabilir. Uyuşmazlık çıkarsa, ortak yüksek görevli mahkeme, hangi mahkemede birleştirme yapılacağına ve yetkiye karar verir.

Aynı şekilde, birleştirilmiş davaların ayrılması da bu usulle olur. Birden fazla dosyası olan sanıklar veya aynı olaydan doğan ama farklı kişiler hakkında açılmış davalarda, yetki ve birleştirme kararı ciddi önem taşır.

9. Yetkisizlik İddiası, Davanın Nakli ve Duruşmanın Başka Yerde Yapılması (CMK m.18–19)

a) Sanığın Yetkisizlik İddiası (m.18)

Sanık, “Bu mahkeme yetkili değil.” iddiasında bulunabilir; ancak bunun da bir süresi vardır:

İlk derece mahkemelerinde sorgusundan önce,

Bölge adliye mahkemelerinde incelemenin başında,

Duruşmalı işlerde ise inceleme raporu okunmadan önce yetkisizlik iddiasında bulunulmalıdır.

Bu aşamalar geçtikten sonra sanık artık yetkisizlik iddiasında bulunamaz, mahkemeler de bu konuda re’sen yetkisizlik kararı veremez. Verilen yetkisizlik kararlarına karşı itiraz yolu açıktır.

b) Davanın Nakli ve Duruşmanın Başka Yerde Yapılması (m.19)

Bazı durumlarda yetkili mahkeme belli olsa bile, o mahkemenin davaya bakması hukuki veya fiili sebeplerle mümkün olmayabilir ya da kamu güvenliği açısından sakıncalı görülebilir.

Yetkili mahkeme görevi yerine getiremiyorsa, yüksek görevli mahkeme, davanın aynı derecedeki başka bir mahkemeye nakline karar verebilir.

Kovuşturmanın o yerde yapılması kamu güvenliği için tehlikeli ise, Adalet Bakanı, davanın naklini Yargıtay’dan isteyebilir.

Mahkeme, fiili sebepler veya güvenlik gerekçesiyle duruşmanın il sınırları içinde başka bir yerde yapılmasına da karar verebilir. Bu karara karşı itiraz mümkündür.

10. Yetkisiz Mahkemenin İşlemleri ve Gecikmesinde Sakınca Bulunan Hâller (CMK m.20–21)

Yetkili olmayan bir hâkim veya mahkemece yapılan işlemler, sırf yetkisizlik nedeniyle hükümsüz sayılmaz. Örneğin, yetkisiz mahkemenin aldığı bazı ara kararlar veya yaptığı usul işlemleri, dosya yetkili mahkemeye gönderildiğinde tamamen yok sayılmaz.

Ayrıca bir mahkeme, yetkili olmasa bile, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kendi yargı çevresi içinde gerekli işlemleri yapabilir. Örneğin, kaybolma riski olan bir delilin tespiti gibi acil işlemler, yetki tartışması beklenmeden yapılabilir. Bu hükümler, özellikle delillerin kaybolmasının önüne geçmek ve yargılamanın etkinliğini korumak için öngörülmüştür.

Yetki, Ceza Yargılamasının İlk Adımıdır. Ceza yargılamasında hangi mahkemenin yetkili olduğu, sadece “adres” meselesi değildir; Delillerin nerede toplanacağı, sanığın ve mağdurun nerede ifade vereceği, yargılamanın pratikte ne kadar süreceği gibi pek çok unsuru doğrudan etkiler.

Özellikle; İnternet üzerinden işlenen suçlarda, birden çok il veya ülkeyle bağlantılı eylemlerde, basın, yayın, sosyal medya yoluyla işlenen hakaret ve benzeri suçlarda, yetki meselesi teknik hale gelebilmekte ve her dosyada ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekmektedir.